Ve aşk, o tabiatın koynunda saklanmış bütün afetleri, bütün güzellikleri ortaya seriyor, yaşanmadık bir mevsim bırakmıyordu. Mariana da kendi doğasında keşfettiği yeni mevsimlerle büyülenmişti. "Neden olduğunuz mutsuzluk için kalbimin derinliklerinden teşekkür ediyorum size." diye yazıyordu, "sizi tanımadan önce yaşadığım dinginlikten nefret ediyorum."
Marina Alcoforado
19 Temmuz 2012 Perşembe
GÖĞE BAKMA DURAĞI
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
turgut uyar
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
turgut uyar
-kirlardan geliyorlar-
kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber
elbette kırlardan kırlardan gelecekler
başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri
söyleyin nasıl dayanılır dükkânlara depolara
bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer
sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
-o sayının da bir adı vardı unuttum-
her şey öyle saydam öyle madensel
kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber
eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
artık bu yokları var etmeyi usladık
ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden
hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber
hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber
ey güzelim sümbül ve teber ey canım
gördüğüm sanki o değildi
sanki kuşlar albümünden bir maden
turgut uyar
18 Temmuz 2012 Çarşamba
AĞARTI
...
durup gelmeyincemorfin gibi arıyorum direnmeni
iğne üzerinde yüzün gelip
kuşatmıştı beni
ama düşündükçe Korkmak
yüzünle geldiğini
Ve bunları elbette çabucak geçelim sevgilim
Cahit Zarifoğlu
7 Temmuz 2012 Cumartesi
CORONARY ARTERY BYPASS SURGERY
Zaman akmak bilmezken
Ellerinde şık eldivenler
Kalp bir makinaysa eğer
Tanrı terkedip gitmiştir
Ne garip! İnsan zamanı düşünürken vaktin ne denli çabuk geçtiğini anlamaz.
Terkettiğimiz anılar
Zamanın zamanda kırıldığı zamanlar
Hepsi birer karadeliğe dönüşmedi mi?
-Karadelik mi?
Evet, KARADELİK!
Çünkü en çok korktuğumuz şeyler, en çok merak ettiklerimiz değil midir?
franz ferdinand - take me out
BEHÇET
Açık penceremden nice kuşlar uçtu zamansız
Dışarda köpek ulumaları
Dinmek bilmeyen cırcır böceği sesleri
Boynuma ağır gelen kolyenin zincirinin kaşıntısı
Tel tel yere dökülmüş saçlarım...
Kalkıyorum yatağımdan, bir bilinmeze doğru çıkıyorum yola. Zar zor nefes alıyorum yatağımın karşısındaki tabloya göz atarken. Aslında göz atmıyorum, hep o yöne doğru bakıyorum. Sağlam adımlarla ona doğru yürüyorum. Siz, insanoğulları, siz başardınız, bu kadar zor olmasa gerek.
Oomph! - Unendlich

