7 Temmuz 2012 Cumartesi

BEHÇET


Aldılar beni, yatağa yatırdılar
Açık penceremden nice kuşlar uçtu zamansız 
Dışarda köpek ulumaları 
Dinmek bilmeyen cırcır böceği sesleri 
Boynuma ağır gelen kolyenin zincirinin kaşıntısı 
Tel tel yere dökülmüş saçlarım...


Kalkıyorum yatağımdan, bir bilinmeze doğru çıkıyorum yola. Zar zor nefes alıyorum yatağımın karşısındaki tabloya göz atarken. Aslında göz atmıyorum, hep o yöne doğru bakıyorum. Sağlam adımlarla ona doğru yürüyorum. Siz, insanoğulları, siz başardınız, bu kadar zor olmasa gerek.

Oomph! - Unendlich


1 yorum:

Adsız dedi ki...

TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Nazım Hikmet Ran

Yorum Gönder